22 Kasım 2010 Pazartesi

R. İhsan Eliaçık Müslümanları Yanıltıyor

Son zamanlarda birtakım Müslümanlar üzerinde önemli bir etki bırakmayı başaran, İslam’ı konu alan birçok kitap yazmış olan ve üç ciltlik bir meal/tefsiri de bulunan ilahiyatçı R.İhsan Eliaçık kitleleri yanıltmaktadır.

Bu kısa çalışmamızda, anılan ilahliyatçının meal/tefsirinden üç örnekle yetinilecek ve bu kişinin bu eseriyle Müslümanları nasıl yanılttığı gözler önüne serilecektir. (R.İhsan Eliaçık/yaşayan KUR’AN/Türkçe Meal-Tefsir/İnşa Yayınları, Nisan 2007)

Örnek 1) Nahl Suresi’nin 71. ayeti (Cilt 2, sayfa 64):

“Bakın, Allah rızık bakımından kiminizi kiminizden zengin kıldı. Oysa zenginler mallarını ‘arada fark kalmaz, eşit hale geliriz’ diye yanındakilerle paylaşmıyorlar. Allah’ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar?”

Evet, ayet aynen böyle! Bu çeviriye bir itirazım yok.

Da…

Bu ayet bize inmedi ki!

Eliaçık bunu neden gizliyor kitlelerden!?.

Ne diyor İbni Abbas radiyallâhü anhümâ: “Bu ayet, ‘İsâ bin Meryem Allâhın oğludur’ diyen Necran Hristiyanları hakkında nâzil olmuşdur ki ma’nâsı şudur: Siz kendi kullarınızı, kölelerinizi bile rızkda müsâvi tutmazken nasıl oluyor da benim bir kulumu bana evlâd ve ülûhiyette ortak tanıyorsunuz? Râzi, ‘Müşrikler Allâhın yaratdığı cansız şeyleri ‘putları’ Ona ortak koşdukları halde kendi kölelerinin rızıkta berâberliğini tanımıyorlar. Halbuki o rızkı verenler de onlar değil, benim ve her şeyim benim mülk-ü saltanatım altındadır.’” (Beyzâvi, Haazin, Medârik, Râzi)(Kur’an-ı Hakîm Ve Meâl-i Kerîm/Hasan Basri Çantay, Naşiri Mürşid Çantay/Birinci Cild, 1992)

İşte böyle!

Bu ayet Necran Hristiyanlarına inmiştir ve Necranlı zenginler köleleriyle eşit duruma gelmelidirler. E, artık kölecilik de ortadan kalktığına göre, zaten Artık Kuran’da hiç bulunmaması gereken, Kuran’a belirli bir süre için girmiş olan bu ayetin hükmü ortadan kalkmıştır. Yani ayet kendi kendini neshetmiştir. Ayet kendi kendini neshetmiştir, ama komünistler Kuran’da nesh meselesini inkâr etmektedirler tabii!

Hem n’oluyor öyle zengiler menginler?!.

AKP kurulduktan sonra zenginleşenler ve ötedenberi zengin olanlar Eliaçık yüzünden Kuran okuyamayacaklar mı!?. N’oluyor öyle eşitlik meşitlik! Birkaç milyar dolar serveti bulunan kimileriyle ayağına giyecek donu olmayan fakir fukara serseri taifesi müsavi (eşit) mi olacak yani!

Siz bana güvenin: Bu ayet Kuran’a bir süre için girdi, çünkü bize değil Necran Hristiyanlarına hitap ediyordu. Ayrıca hem kölecilik ortadan kalktı, hem de bu ayet kendi kendini neshetti. Yani, AKP kurulduktan sonra zenginliğe ulaşanlar ve ötedenberi zengin olanlar Kuran okumaya devam edebilirler… Ne zor şartlar altında biriktirebildikleri milyar dolarlarını “cebinde beş kuruşu olmayan serseri takımıyla” bölüşüp müsavi (eşit) olmak zorunda değiller!

Son bir şey daha: Ayetin “Yoksa Allah’ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar!” biçimindeki son cümlesini böyle açık açık meallendirmek zorunda mısınız kardeşim?!. Yani zenginler servetlerini fakirlerle bölüşmedikleri için Allah’ın nimetini mi inkâr etmiş oluyorlar; olur mu böyle şey!?.

Hadi bu meal/tefsiri ben kaleme alsam, Ebuzer’i örnek göstererek insanların fakirlik belası altında inim inim inletilmelerine karşı koyduğum yazıma karşı yazılan “Ebuzer’in de serveti vardı, Ebuzer de zengindi” biçimindeki makalelere “İşte Yılmaz Yunak denen terbiyesize verilecek en güzel cevap” biçiminde yorum yapan memur kardeşlerim, benim için “Bu alçak herif komünisttir; tabii ki bunları yazacak!” der geçerlerdi, de, size ne oluyor birader!?.

Örnek 2) Bakara Suresi’nin 219. ayeti (Cilt 1, sayfa 110):

“Sana içki ve kumar hakkında soruyorlar. Onlara söyle: Her ikisinde de hem büyük bir zarar, hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Ancak her ikisinin de zararı, faydasından daha çoktur. Yine sana neyi paylaşacaklarını soruyorlar. Onlara söyle: İhtiyaç fazlası olan her şeyi.”

Bir ilahiyatçı, kendisini okuyan Müslümanları ancak bu kadar yanıltabilir!

Pes doğrusu!

“İhtiyaç fazlası olan her şeyi” imiş; meallendirmeye bakın!

Yukarıda sözünü ettiğim gibi kimi Müslümanların görece kısa sayılabilecek bir sürede biriktirdikleri 2-3 milyar dolarları olduğu söyleniyor ve bu bana az da olsa “ihtiyaç fazlası” gibi görünüyor; ne yani, şimdi bu kardeşlerimiz, bu ihtiyaç fazlalarını “fakir fukara serseri takımı” ile paylaşmalılar mı yani?!.

Böyle meallendirme mi olur arkadaş!..

Zengin Müslümanlar sizin yüzünüzden Kuran okuyamayacaklar mı bu memlekette!?.

N‘oluyor öyle paylaşmak maylaşmak; hem de “ihtiyaç fazlası olan her şeyi”!..

E, pes Vallahi!..

Oysa, bu ayetin doğru meallendirmesi bakın nasıl:

Bakara 219: “Sana şaraptan ve kumardan sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım zâhiri faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından büyüktür. Yine sana iyilikte ne harcayacaklarını sorarlar: ‘Affetmek’ olduğunu söyle.”

(Sevgili dostlarım, bazılarınız yukarıdaki paragrafta şaka yaptığımı sanabilirler; hem vallahi, hem billahi çeviri aynen böyle. Bu meal Suudi Arabistan Krallığı tarafından Türkçe olarak yaptırılmış ve Türk hacılara dağıtılmış. Kur’ân-ı Kerim Ve Türkçe Açıklamalı Tercümesi/Suudi Arabistan Krallığı/Medine-i Münevvere, 1987)

İhtiyaç fazlası olan her şey paylaşılmalıymış?

Peh!

Siz yukarıdaki Krallık satırlarında böyle bir şey görebiliyor musunuz?

R.İhsan Eliaçık Kuran’ı Kral hazretlerinden daha mı iyi biliyor!

(Ulan şeytan diyor ki, sevgili Üstadın mealinden bir tane paketleyip kargoya ver, doğru Kralın eline geçsin, iyi mi! O günden sonra Suudi Arabistan Kralı uyuyabilirse uyusun artık! Düşünsenize, Allah Krala “İhtiyaç fazlası her şeyi insanlarla paylaşacaksın!” diyor; Kralın yüzünün alacağı şekli düşünebiliyor musunuz!)

Uzatmayalım; siz R.İhsan Eliaçık’ı bırakın, beni dinleyin.

Diyelim ki zenginsiniz, ihtiyaç fazlası bir sürü malınız mülkünüz var. Yolda yürürken bir “iyilik yapmak” geldi içinizden (ayette sözü edildiği biçimiyle, “iyilikte bir şeyler harcamak” istediniz); fakir görünümlü birini çevireceksiniz ve “Hemşerim, sen fakir birine benziyorsun, ben seni affettim!” diyeceksiniz, olup bitecek.

Bu kadar basit, bu kadar net, bu kadar zahmetsiz!..

Allah Kraldan razı olsun…

“İhiyaç fazlası olan her şeyi” imiş; meallendirnmeye bakın, deli midir nedir! (Böylesini çölde boğmak gerekir arkadaş! Aynen Ebuzer gibi, boğacaksın çölde, hemen oracığa da gömeceksin!)

Son bir örnekle konuyu kapatalım…

Örnek 3) Hud Suresie’nin 87. ayeti (Cilt 1, sayfa 453):

“Onlar, ‘Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarını terk etmemizi veya mallarımız hususunda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor? Aslında sen halim selim, aklı başında birisin.’ dediler.”

İnsanların malları hususunda dilediğini yapabilmeleri liberalizmin olmazsa olmaz kurallarından biridir. AKP son sekiz yıldır liberal politikalar uygulamaktadır ve bu partiyi iktidara Müslümanlar getirmişlerdir.

Ne yapacaklar şimdi Müslümanlar; AKP’ye oy vermeyecekler mi yani!?.

Mellandirmeye bakın; mallarınız hususunda dilediğinizi yapmamanızı size namazınız emretmektedir!

Namazınız!..

Namazınız!..

Eliaçık meal-tefsirinde açık açık böyle söylemiyor, ama meallendirmesi bunu açık bir biçimde ortaya koyuyor birader! Mal benim değil mi arkadaş, sana ne, ne yaparsam yaparım!

“Hayır!” diye mellandiriyor Eliaçık; “namaz kılıyorsan, mallarında dilediğin biçimde davranamazsın!..”

Peki, nasıl davranmalıyım?

Kısaca kamu yararı gözeterek; hatta yukarıda sunulan ayetler ışığında söylemek gerekirse, fakir fukara serseri takımıyla bölüşerek!

Zulme bakın!

Oysa bu ayet bizi hiçbir biçimde ilgilendirmiyor; hiçbir biçimde!

R.İhsan Eliaçık bunu gizliyor mealinde, ama bu ayet bizi şu iki nedenle ilgilendirmiyor:

Birincisi, Şuayb Peygamber Hz.Musa’nın kayınpederiydi; ikincisi, bu sözleri Medyen halkına söylüyordu, bize değil!

Yani, bu ayet bizi değil, -Medyen halkı da tarihten silindiğine göre- sadece Hz.Musa bağlılarını ilgilendirmektedir. Kuran’da yer almasının nedeni, bu ayet ile, mallarında diledikleri gibi tasarrufta bulunan Musevileri zorlayalım diyedir!

Sözün kısası, liberalizmi uygulayamayacak olanlar Musevilerdir, Müslümanlar değil; çünkü yukarıda da belirttiğim gibi, Hz.Şuayb bizim Peygamberimizin değil, Musevilerin Peygamberinin kayınpederidir!

Son bir şey:

Siz, R.İhsan Eliaçık dışında herhangi bir ilahiyatçıdan buna benzer şeyler duydunuz mu?!. Allah’ın adını ağızlarından hiç düşürmeyen ve şu anda “her şeyi” yapabilecekleri makamlarda bulunan AKP’lilerin buna benzer sözler sarf ettiklerine şahit oldunuz mu?

Sana ne maldan mülkten birader, insanları neden yanıltıyorsun ki; sen, cinin dişisi adet gördüğünde onunla yatabilir miyim, komşulara karşı mahcup olmamak için borç parayla kurban kesebilir miyim, zekat nisabına eşimin boynundaki zümrüt kolyeyi koymak zorunda mıyım, kandil gecelerinde nafile namazlarımın adedi ne olmalı, gece tırnak kesilir mi, her ihale alışımda kurban kesmek zorunda mıyım, tüy dökücü krem kullanmanın hükmü nedir, cinler ne yer ne içer, cinleri toplayıp dağıtabilen nefesi güçlü hocalar var mıdır yok mudur, denizde kaybolan birinin kabir azabı meselesi nasıl çözülecektir… Bunlara cevap ver!

Sonuç:

1) Zengin Müslümanlar mallarını fakirlerle paylaşmak zorunda değillerdir; çünkü Nahl 71. ayet bize değil Necran Hristiyalarına inmiştir. Mallarını bölüşmesi gerekenler Hristiyanlardır.

2) Müslümanlar iyilikte bir şey harcamak istediklerinde ihtiyaç fazlası her şeylerini kimseyle paylaşmak zorunda değillerdir. Yapılması gereken şey, fakir biri görüldüğünde onu affetmektir.

3) Müslümanlar liberalizmi uygulayabilirler, çünkü mallarında dilediği şekilde davranmaları yasaklananlar Müslümanlar değil, Musevilerdir.

R.İhsan Eliaçık’ın meal-tefsiri nedeniyle ızdırap çeken Müslümanlar, özellikle AKP’liler, kendilerini üzen konuları bana yazarlarsa, onları rahatlatacak gerçek fetvalar kendilerine seve seve sunulacaktır.

Ne bu be!

Zengin Müslümanız diye, liberalizmin kralını uygulayan partiye oy veriyoruz diye, ihtiyaç fazlası malımız mülkümüz var diye, fakir fukara için hiçbir şey yapmıyoruz diye durmadan ızdırap mı çekeceğiz birader!

Hodri meydan; R.İhsan Eliaçık oradaysa, “garantili fetvacı” Fakir de burada!..

Sevgili “varlıklı” Müslüman kardeşlerime ve liberalizmin kralını uygulayan AKP’ye oy veren sevgili din kardeşlerime önemle duyurulur…


Not: Ebuzer’i konu alan çalışmam nedeniyle hakkımda terbiyesizce yazıp çizen “Yunus 100’cü” kardeşlerim, bu bir “ironik çalışma” idi; ben yine de sizi uyarmış olayım. Çalışmayı yirmi-yirmi beş kere okumanızı öneririm; bana inanın, yirmi beşinci okumadan sonra ne demek istediğimi yavaş yavaş anlamaya başlar gibi olacaksınız…
Son bir not: Kendi gazetelerinizde “Bu herif komünist ulan!” tarzında küfürler(!) etmeye kalkışmayın “Nisa 105’ci” kardeşlerim; ben o sözleri küfür olarak değil iltifat olarak kabul ediyorum.
Hadi size hayırlı Krallık mealleri… Bakire cin dişileri ve ballı ihaleler sizi bekliyor, elinizi çabuk tutun.

11 yorum:

  1. http://hayatkuran.sozlukspot.com/w/nahl-suresi-71 Ortak burada da yazdıklarının linkini paylaştım.

    YanıtlaSil
  2. kardeş blog
    http://nahl71akp.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  3. Yazınız tam bir hezeyan olmuş. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  4. :) çok komiksin puhahahahaha
    bu söylem size aitse ona gülüyorum
    zaten Artık Kuran’da hiç bulunmaması gereken, Kuran’a belirli bir süre için girmiş olan bu ayetin hükmü ortadan kalkmıştır. Yani ayet kendi kendini neshetmiştir


    eli açığı bilmemde bunu yazanın dininden şüphe ederim

    kuran tüm insanlığa gönderildi ve işlevini yitiren ayet diye bişe olamaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ulan herif ironi demiş ironi hiç mi bişey anlamadın yazıdan yuh

      Sil
  5. Müslüman Karunlaşabilir.Özetle.

    YanıtlaSil
  6. Çürütmeye çalışırken. Tüm içtenliğ ile kendini itiraf etmiş bu arkadaşı tebrik ediyorum. Mülk Alllah' ındır. Ve Allah ihtiyacınızdan fazlasını dağıtın demiştir. Bu işin lamı cimi yok. Kuran' da içki, kapanmak vs. gibi üzerinde yıllardır tartışılan konular bir kez geçerken. Sosyal adelete dağir hükümler %90' ını kapsamaktadır Kuran' ın. Sen istediğin kadar kendini ve insanları kandırmaya çalış. Yazanlar nettir.

    YanıtlaSil
  7. ayet hükmünü yitirmiştir ne demektir kafan mı iyi kölelikten anladığın kola takılan iki zincirse taktığın o at gözlüğü sana çok güzel yakışmış zamanın köleleri yok tabi üç kuruş paraya hayata tutunmaya çalışanlar herkesden azar işintenler yüklü miktarda borç altında ezilenler bunlar köle değil bunlar başka bişey

    YanıtlaSil
  8. şu iletişim çağında meal kaynağınızı biraz genişletmeniz de fayda var.. yoksa halen bu yazıdaki noktadaysanız hakikaten olsa olsa mizah yapıyorsunuz diyebileceğim, hakikaten sizin için iyiniyetli olduğunuzu varsayarak hidayet diliyorum. bu halde köşe yazarlığı yapabilmeniz de fevkalade düşündürücü,15.08.2013 tarihli köşe yazınızı hayli önemsemiştim oysa ki, an be an fevkalade hayal kırıklığı yaşattınız kısacası...

    YanıtlaSil
  9. Suudi kralı bütün Ortadoğu sermayesini elinde tutuyor. Elindeki bu sermaye ile Müslüman ülkeleri karıştıran, Müslüman kanı döken örgütleri organize ediyor. Bu yüzden Kuran'ın doğru mealini saklamaya mecburdur. ben suudi kralını Müslüman bile saymam.. Yılmaz bey ya bilerek ya bilmeyerek çok komik yazı yazmışsınız. Kuranda geçen ayet herkes ve her çağ için inmiştir, ne hükmü ortadan kalkar ne de kendi kendini nesheder. kaynak Kuran'dır. rivayetlere dayalı din olmaz. Bir kez daha düşünmenizi öneriyorum. selamlar.

    YanıtlaSil
  10. İhsan Eliaçık çevririleri doğrudur. M.Hamdi Yazır'ın Kuran mealinde de aynı sözler vardır. gerçekleri çarpıtmayın lütfen. İnsan kendi fazlalığını paylaşmadıkça, kendisi tok yatanın komşusu aç olan Müslüman değil insan bile olamaz. Humeze suresi "onlar mal toplamakta ve saymaktalar. O mallarını ebedi sanıyorlar. Hayır onlar ateşe atılacaklardır." Bu da mı yanlış meal? İhtiyaç fazlasından olanı paylaşmayan birisi kim olursa olsun ne insandır, ne Müslümandır. İslamın özünü bilmeden cahilane yazılar yazmayın lütfen. Müslümanları yanıltan sizsiniz. hep bana Rabbena demek sizi ne insani sorumluluğunuzdan kurtarır ve islami sorumluluğunuzdan. bunun hesabını Allah bana da soracak, sana da, bir başkasına da. selamlar.

    YanıtlaSil